english
Son Yorumlar
Öne Çıkan Yayınlar
Tarihin Derin Kazısı Olarak Sanat ve Duyarlılığın Kesişen Ufku
Yazar: Erkut Sezgin
Çeviri:
Yayın: Cem Yayınevi
Estetik - Modernizmin Tasfiyesi
Yazar: Ali Artun
Çeviri:
Yayın: İletişim Yayınevi
Yazar: Mehmet Yılmaz
Çeviri:
Yayın: Ütopya Yayınevi
Bu heykeller kendi kendini yapıyor
Heykel
04.01.2013
Röportaj: Bubi     Yazan: Oğuz Erten

'Heykel' adını verdiği yeni sergisini Nişantaşı'ndaki ArtCollection'da açan Bubi, "Neyi nasıl yapacağıma ben değil iş karar veriyor. Ben sadece onların buyruklarına uyuyorum, ne yaptığımı bilmem" diyor.

Nişantaşı’nın yeni galerilerinden ArtCollection’da açılan Bubi’nin ‘Heykel’ sergisi dolayısıyla sanatçıyla geçmişe ve sanatına dair Bubi’ce bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanatçının yapıtlarına dair konuşurken onları kişileştirerek konuya girmesi ve kafeslerin insan formlarına dönmesi görüşmemizin ana odaklarından biri haline geldi. 

Öncelikle son serginizde yapıtlarınız izleyiciye ne söylüyor?

Taşıyıcı olmayan bir sanat anlayışını savunuyorum. Ama işler belki, kendi başlarına benim dışımda söz alıyorlardır. Zaten işler kendi kendilerini yapıyorlar, yani her biri bir mastürbatör! Bir işe başlarken hiçbir ön fikrim veya yargım olmaz, ben sadece konsantre olmaya çalışırım. Giderim, nereye gittiğimi bilmeden ve özellikle de ne yaptığımı sorgulamadan. Başka bir deyişle kendimi silerim, kendimden kurtulmaya çalışırım. Düşüncelerimi, isteklerimi, tecrübelerimi, cinsel arzularımı anlatmak için iş üretmem. Bunların her biri ve daha niceleri birer safradır, sanatta bunlardan kurtulmadıkça yükselemezsiniz, her biri bir başka koldan sizi ayağınızdan aşağı çeker. Geçmişin dedikoduları, düşünceleriniz sizi taraftarlığa iter. Sanat taraf tutmadığı gibi sizin kişilikli olmanızı da istemez. Kişilik vs. gibi kavramlar geleneksel terminolojinin artık tüketilmiş, eskitilmiş kavramlarıdır. 

Serginiz heykel sergisi diye lanse edildi. Sizin yapıtlarınız zaten üç boyutlu yapıtlar, heykel tanımlamasını neye göre yaptınız?

 Doğru, kafeslerin her biri bir rölyef zaten. Utangaçlıklarından olacak, hep geride durdular, artık ortaya çıkmalarının zamanı gelmişti. 

Siz akademik eğitimin kısıtlayıcı olduğunu savunan otodidakt birisiniz, peki geçen yıl yaşananlar sonrasında müze kavramını da bu anlamda sorgular oldunuz mu?

Evet, akademilerin liselere resim hocası yetiştirme gibi bir kaygısı olduğunu söyleyebilirim. Müzeler hakkında düşüncelerimin ise o tatsız olaydan sonra değiştiğini söyleyemem. O zaman da söylediğim gibi müzeler benim için birer ibadethane değildir. Ayrıca sanat yapıtının da kutsal olduğunu söyleyemem. Bu tanımları ve açılımlarını kavradıktan sonra, müzelerin sanatçıları yönlendiremeyecekleri, buna karşın sanatçıların müzeleri yönlendirebileceklerini anlayabiliriz. 2012 yılında Monet ’nin model olarak bir fahişeyi kullandığından dolayı sergiye kabul edilmeyen ‘Olimpia’ tablosunun hikâyesi bile artık çok bayatken, tarih yoksa tekerrür mü ediyor diye sorarlar insana... 

Türkiye ’deki sanatçıların neredeyse yüzde doksanı tuval üzerine çalışmalarını üretirken sizin kumaşı seçmenizin sebepleri neler? Bilinçaltınızla bir ilgisi olabilir mi?

Tuval ve kumaş… Kumaş sanki sizden evvel de başkaları tarafından ellenmiş ve hazırlanmış. Bakireyi tercih edecek kadar iktidarsızım galiba. 

Kariyeriniz boyunca birçok dönem geçirmişsiniz ama kafeslerinize başladığınızdan bu yana ondan hiç vazgeçmediniz. Bubi gelecekte kafeslerle mi anılmak istiyor?

 Ben aynı zamanda birden farklı gibi görünen işler üretiyorum. Bu hemen hemen başlangıcından beri böyleydi. Zaten neyi nasıl yapacağıma ben değil iş karar veriyor, ben sadece onların buyruklarına uyuyorum, ne yaptığımı bilmem. Bu yüzden bu işlerin Yalçın Sadak’ın tasniflemesinin dışında (ona göre 20’ye yakın dönem) sanatçısı veya sanatçıları bilinmiyor (anonim) diye adlandırılması daha doğru olur. 
Bubi’nin ‘Heykel’ sergisi 31 Ocak 2013’e kadar görülebilir.
 
Radikal
Henüz yorum yapılmamış.
Benzer Röportajlar
Heykeltıraş Uğur Çakı eserlerini pul, gazoz kapakları, bilye, jenga ve atari jetonları ile oluşturuyor. Kimi zaman kadın bedenleri kimi zaman da resimler yaratıyor çocukluk oyuncaklarından. &Cc
0
0
Galepi Apel'de devam eden 'Günlerden Bir Gün' sergisini konuşmak üzere buluştuğumuz Esma Paçal Turam, 'kâğıttan heykel'in inceliklerini anlattı Esma Pa&cce
0
0
Günümüzün en önemli heykelcilerinden Rahmi Aksungur, yeni sergisiyle Evin Sanat Galerisi'nde. Aksungur, "Genç kuşak hakikaten okumuyor. Ama haklı da buluyorum. O kada
0
0
Didem Yazıcı: Neredeyse tüm çalışmalarında insan bedeniyle alıp veremediğin bir şey var. Performans, heykel, çizim ya da fotoğraf, birbirinden farklı medyum ve temalarda olsalar dahi insan
0
0