english
Son Yorumlar
Öne Çıkan Yayınlar
Tarihin Derin Kazısı Olarak Sanat ve Duyarlılığın Kesişen Ufku
Yazar: Erkut Sezgin
Çeviri:
Yayın: Cem Yayınevi
Estetik - Modernizmin Tasfiyesi
Yazar: Ali Artun
Çeviri:
Yayın: İletişim Yayınevi
Yazar: Mehmet Yılmaz
Çeviri:
Yayın: Ütopya Yayınevi
Doğançay Müzesi
Resim
31.04.2004

Burhan Doğançay İstanbul`a bir eser kazandırdı. Sanatçının kendi adını taşıyan müze, Türkiye`nin de kişisel modern sanat müzesi ünvanına sahip. İstanbul`da kendimizi bildik bileli bir Modern Sanatlar Müzesi açılacaktır. Yılan hikayesine dönmüş bu olayı tam kafamızdan attık derken, bir kişi çıkıp bir mucize başardı. Türkiye`nin en tanınmış, uluslar arası arenada en ünlü çağdaş ressamlarından Burhan Doğançay İstanbul`da bir müze açtı.

İstanbul`un can damarı Taksim`den Tarlabaşı`na doğru inerken, Kızılay Kan Merkezi`nin hemen yanında eski bir taş yapı görürsünüz. İşte burası, içeriye girdiğinizde sizi dünyanın dört bir tarafına götürecek, bambaşka alemlere sürükleyecek olan Burhan Doğançay Müzesi. Duvarları konu olan resimleri, fotoğrafları, kurdeleler serisi, kapılarıyla uluslararası sanat ortamında tanınan Doğançay`ın yolculuğu onu 40 yıldır yaşadığı New York`tan, doğduğu ve resim sevgisinin ilk filizlendiği İstanbul`a getirerek, eserlerini ölümsüzleştirecek müzeyi kurmasını sağladı. Aslında böyle bir müze kurmayı çok önceden planlamıştır Doğançay. İlk günlerdeb beri kafasında, bu eserler ne olacak düşüncesi varıdr. Gelecek kuşaklar Doğançay 1950`lerde ne yapıyormuş, şimdi ne yapıyor nereden bilecekler ? Yani toplu olarak nasıl görülecek, nasıl bilinecek bu eserler ? Yoksa dünyanın dört bir tarafında 56 müzede resmi vardır. Guggenheim geçtiğimiz günlerde bir resmini daha istemiş ve böylece bu müzede sanatçını eser sayısı sekize çıkmıştır. Türkiye`de yurtdışındaki gibi bir modern sanat müzesi olsaydı o zaman mesele yoktu. Bu durumda seçimini yapıp müzeye hibe ederdi Doğançay. Bütün bunlar olmadığına göre, bir tek çaresi kalmıştır; Müze kurmak. O müzeyi bir okul olarak görüyor Geleceği onlarda gördüğü ilkokul öğrencileri için gerçek bir okuldur burası. Çünkü burada, en alt katta bir stüdyo var. İstemediğiniz kadar boya ve fırçayla öğrenciler Doğançay`ın önderliğinde ya da tek başlarına gelip resim yapabilecekler. Kuruluşu ise kolay olmaz müzenin. Sanatçı kendi deyimiyle "cılız imkanlar" ve Allah`ın yardımıyla 21. yüzyılın müzesini kurar. Türkiye`de başka yerde olmayan ışıklandırması, çocukların güvenliği için düşünülmüş özel asansörüyle dört duvar şimdi bir sanat dünyası, Doğançay`ın dünyası.

Müzeden içeri girince sağ tarafınızda gördüğünüz halıya dikkat edin. Sanatçının "Kurdeleler" resimlerinden bir tanesi elle dokunmuş. Duvar halıları konusunda dünyanın en ünlü ismi olan Aubusson atölyelerinde, Doğançay`ın imzasını taşıyan halılar dokunuyor. Duvarların peşinde dünyayı dolaşan sanatçının duvarlara armağanı olan bu halılardan bir tanesi müzenin girişinde. Müzeyi yukarıdan dolaşmaya başlayın. Dördüncü katta idari üniteler var. Üçüncü katta sanatçının 1950`lerde Paris`te öğrenciyken yaptığı resimleri göreceksiniz. O zamanlar için "Fotoğraf gibi resim yapıyormuşum" der. Üçüncü kat kendisi gibi ressam babası Adil Doğançay`ın resimlerine ayrılmış ve ona bir köşe yapmış sanatçı. İkinci katta sanatçının "Duvarlar" serisi yer alıyor.Başlangıcından itibaren duvarların geçirdiği evreleri görüyorsunuz. Onun altındaki katta da en son eserleri bulunuyor. Bunun dışında müzede sanatçının gölge heykelleri, fotoğrafları da yer alıyor. Ekim ayında müzenin açılışı yapıldığında kafeteryası da olacak. İsmi Turkish Delight ve burada sadece Türk kahvesi yanında lokum ve sadece Türk çayı sunulacak. Biraz önce sözünü ettiğimiz atölye ise bu katın altında. Bu müzede kısaca sanatçının resim macerasındaki bütün evreleri adım adım izlemeniz mümkün.

Burası onun için bir idealdi ve ideallerine kavuşan herkes gibi çok mutlu. Ama bu konuda hiç kimsenin kendisine maddi ve manevi destek vermemesinden dolayıda biraz buruk. (Cem Bahadır ve Oktay Duran hariç). O yüzden burası ona göre müze değil mucize. Ve o yüzden, "Böyle bir şeyi başka bir yerde yapsam bana madalya verirlerdi" diyor.Dünya duvarlarının seslerini insanlara aktarmak için 113 ülke gezen ve dünyada İstanbul`dan daha güzel bir şehir olmadığını söyleyen sanatçının bu kente armağanını gezerken onunla sohbet etme imkanını da belki yakalarsınız. Ve eğer böyle bir şansınız olursa, ondan Gençlerbirliği takımında uzun yıllar futbol oynadığını, (klübün, yaptığı hizmetlerden dolayı verdiği bir plaket de müzede yer alıyor). Türkiye`de bir sanatçıya verilen en büyük ödül olan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü madalya ve rozeti ile onurlandırıldığını (Rozeti de müzede görebilirsiniz) öğrenebilirsiniz. Resimden desene, heykelden fotoğraf ve baskıya bir Doğançay retrospektifi izlemek için en iyi adrese vakit geçirken dönem çalışmalarının bulunduğu bölümde "Meksika`dan Bir Köşe" isimli kıpkırmızı tablonun önünde saatlerce durup hayallere dalın.

The Gate / Nisan 2004

Yazan: The Gate,
Henüz yorum yapılmamış.
Benzer Makaleler
Fırça Sanat Galerisinin sahibesi Semra Sancak’ın on parmağında on marifet. Galeri yönetiyor, kurslar açıyor, kendisi sanatla uğraşıyor, röportajlar yapıyor… Sabri Akça ile yaptığı tatlı söyleşisi de >>
0
0
Bahçesine ve çiçeklerine tutkun Monet’nin, orada gerçekleştirdiği son dönem çalışmaları ve gözündeki rahatsızlık ile değişen, cesurlaşan yapıtları bu sergide yer alıyor. "İzlenim: G& >>
0
0
(ŞEREF BİGALİ-FİKRET OTYAM-NEVZAT AKORAL-NURİ ABAÇ-ŞADAN BEZEYİŞ-ADNAN ÇOKER-ORHAN PEKER-TURAN EROL-ZEKİ KIRAL-BURHAN DOĞANÇAY-NİHAT TANDOĞAN-ALİ DEMİR-ÖZDEMİR ALTAN-NECDET KALAY-ÖMER KALEŞİ-DURAN KARACA-FETHİ ARDA) >>
0
0
16 ekim-30 kasım 2012 Hoşdere C 122 9 Ayrancı Çankaya Tel:0 312 438 72 75 Fax:0 312 440 59 60 www.ardasanat.com 16 ekim akşamıydı; hava hafif puslu ama davet edici. Kavaklıdere’deki atölyemin hemen önünde >>
0
0
13 ekim-25 kasım 2012 arete sanat galerisi;kerim sefer plaza,turan güneş blv.no.:98 kat:2, Çankaya Ankara 312- 440 0881 info@aretesanat.com   Benim bildiğim Bedri Rahmi Eyüboğlu 1975 yılında vefat etti. Amma o k >>
0
0