english
Son Yorumlar
tuğba yıldızhan
bence yanılma payı yüksek , Mona Lisa o dönmein güzellik anlayışına uygun ö...
Toprak
Pera yine çok güzel bir sergi getirmiş, teşekkürler.......
Öne Çıkan Yayınlar
Tarihin Derin Kazısı Olarak Sanat ve Duyarlılığın Kesişen Ufku
Yazar: Erkut Sezgin
Çeviri:
Yayın: Cem Yayınevi
Estetik - Modernizmin Tasfiyesi
Yazar: Ali Artun
Çeviri:
Yayın: İletişim Yayınevi
Yazar: Mehmet Yılmaz
Çeviri:
Yayın: Ütopya Yayınevi
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri'nin sahipleri belli oldu
Sanatçılar
29.10.2012

AA

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin her bakımdan itibarı ve değeri yükselen bir ülke haline geldiğini, bunun sadece ekonomisiyle, siyasi ağırlığıyla değil, kültür sanat ve bilim alanındaki faaliyetleriyle de gerçekleştirildiğini belirterek, ''Demokrasinin, özgürlüklerin genişliği her zaman bizim için çok önemlidir. Ben de Cumhurbaşkanı olarak bunların hamisi, bütün bu değerlerin koruyucusu ve öncüsü olmaya devam edeceğim'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Gül tarafından sahiplerine verildi.

Gül, törende yaptığı konuşmada, ödül sahiplerini yürekten kutladığını, 2010 yılının son günlerinde böyle bir ödülü sunmaktan mutlu olduğunu söyledi.


Bir ülkenin, bir toplumun gelişmesinin, büyümesinin, geniş anlamda zenginleşmesinin sadece ekonomik faaliyetlerin, imar faaliyetlerinin artmasıyla mümkün olamayacağını belirten Gül, kültür sanat ve bilim alanındaki faaliyetlerin ve bu yöndeki aktivitelerin varlığının esas zenginlik olduğunu dile getirdi. Toplumda kültür sanatın gelişimine büyük önem verdiklerini vurgulayan Gül, ülkenin yetiştirdiği değerleri tanımak, takdir etmek ve tüm dünyaya tanıtmak için bu ödüllerin verildiğini söyledi. Gül, ''Şu bir gerçek ki, Türkiye'de son yıllarda çok büyük bir kültür sanat ve bilim alanında faaliyet var'' dedi.

Çok sayıda yayının bulunduğunu, bu yayınların başka dillere çevrilerek diğer ülkelerde de yayımlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Gül, uzun yıllardan beri ilk defa Türkiye'nin değerli sanatçılarının eserlerinin yabancı dillere çevrildiğini ve dünyanın hangi büyük şehrine gidilirse gidilsin bir Türk yazarın eserinin bulunabileceğini anlattı.


Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Aynı şekilde sinemada, tiyatroda, müzikte, birçok alanda çok büyük başarılar elde ediliyor, çok büyük ödüller alınıyor. Türk ressamlarının eserleri dünyanın büyük galerilerinde çok büyük ilgi görüyor. Bütün bunlar bana şunu hatırlatıyor; lise tarih kitaplarında siyasi tarihle ilgili konular yazıldıktan sonra arkasından sanat tarihi bölümü olurdu. Herhalde şimdi de vardır. Yükseliş devirlerinde, en itibarlı devirlerde kültür ve sanat kısmı çok geniş olur. Kalıcı şeyler vardır. Bugün doğrusu Türkiye'de ben bunu görüyorum. Türkiye, her bakımdan itibarı yükselen, her bakımdan değeri artan bir ülke haline geliyor. Bu sadece ekonomisiyle, diğer faaliyetleriyle, siyasi ağırlığıyla değil, aynı zamanda kültür sanat, bilim alanındaki faaliyetleriyle de böyle oluyor. Bunu ileride çok daha fazla göreceğiz. Nasıl dünya kültür mirası listesinde Türkiye'den birçok eser varsa, geçmişte bu topraklarda yaşayan insanlar nasıl eserler bıraktıysa bugünün sanatçıları, bilim adamları da bugün çağdaş, evrensel kültür ve sanat hayatına çok büyük değerler katıyorlar. Yıllar geçtikten sonra işte kültür mirasının temelleri bugün için atılmış oluyor. O bakımdan, Türkiye'nin en büyük zenginliğini burada görüyorum. Şüphesiz ki, bunun en iyi şekilde gerçekleşmesi için de özgürlükler, demokrasi, serbestlik, bunlar bunun esas temelidir. Böyle bir iklim olmazsa o zaman kültür sanat ve bilim faaliyetleri en geniş, en derin ve evrensel şekilde başarı gösteremez. O açıdan demokrasinin, özgürlüklerin genişliği her zaman bizim için çok önemlidir. Ben de Cumhurbaşkanı olarak her zaman bunların hamisi ve bütün bu değerlerin koruyucusu ve öncüsü olmaya devam edeceğim.''

 


-''STADIN KALABALIĞI GİBİ BÜYÜK BİR KALABALIK''-

Prof. Dr. Cemal Kafadar'ın dünyanın en önemli tarih kürsülerinde ders verdiğini, bunu yaparken de Türkiye ile de irtibatının kopmadığını dile getiren Gül, ayrıca memnun edici bir gelişme olarak, televizyonlardaki tarih programlarının ilgiyle takip edilmesini, aynı şekilde gazetelerdeki tarih sayfalarının okur tarafından izlenmesini gördüğünü söyledi. Gül, çok satan kitaplar arasında da tarih kitaplarının yer aldığını belirtti.

Tarihi okumanın geleceği analiz etme açısından çok ayrı bir güç verdiğine işaret eden Gül, ''Hepimiz çok sevinebiliriz, tarihin Türkiye'de tekrar değeri anlaşılıyor. Buna katkısı olanları tebrik ediyorum'' dedi.

Prof. Dr. Ergin İnan'ın resimlerinin de büyük değer gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, çalışmalarından dolayı İnan'ı tebrik etti. Resim alanında da Türkiye'de büyük bir ilginin olduğunu, birkaç hafta önce İstanbul'da gittikleri çağdaş resim sergisinde gördüğünü belirten Gül, ''Büyük bir kalabalık vardı, burası İnönü Stadının üstünde. Açıkçası, İnönü Stadında maç yok diye düşündüm, ama stadın kalabalığı gibi büyük bir kalabalık vardı. Sonra gittiğimizde gördük ki, herkes resim sergisine gelmiş. Çok heyecan verici ve çok gurur verici bir manzaraydı. Türkiye'nin her kesiminden, her yaştan insanın resme gösterdiği ilgiyi orada gördüm'' diye konuştu.

Türkiye'de resim sanatına gösterilen ilginin kendisini çok memnun ettiğini dile getiren Gül, ayrıca İstanbul Modern'in giderek gelişen bir sanat mekanı olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi. Oya Eczacıbaşı'nı İstanbul Modern'de yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik eden Gül, İstanbul Modern'in İstanbul'a ayrı bir renk ve zenginlik kattığını ifade etti.

İstanbul Modern ile müzeciliğin sadece muhafaza edilen ve sergilenen bir müzecilik anlayışından çıktığının görüldüğünü aktaran Gül, sanat mekanının İstanbul'a büyük bir dinamizm kazandırdığını ve büyük bir aksiyonun olduğunu, yüz binlerce insanın burada düzenlenen etkinlikleri gezdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, bu sanat mekanının İstanbul'a ayrı bir renk kattığını, özel sektörün müzeciliğe verdiği önemin arttığını, bunun örneklerinin görüldüğünü, hepsine başarılar dilediğini ifade ederek, Eczacıbaşı ailesini ve Oya Eczacıbaşı'nı bu çalışmalarından dolayı kutladı.

PROF. DR. CEMAL KAFADAR: KÜÇÜK BİR TASAMI SİZLERLE PAYLAŞMAZSAM, CESARETSİZLİK VE SAMİMİYETSİZLİK ETMİŞ OLURUM. YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN HALİÇ KÖPRÜSÜ, BENİM GİBİ İSTANBUL AŞIĞI TARİHÇİLER İÇİN GETİRECEKLERİ VE GÖTÜRECEKLERİ, BİLHASSA İSTANBUL'UN TARİHİNE, TARİHİ DOKUSUNA VEREBİLECEĞİ ZARAR AÇISINDAN YENİDEN HESAPLANMASI GEREKEN BİR HUSUS OLDUĞU KANAATİNDEYİM

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülü'ne değer bulunan Harvard Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Kafadar, ''Küçük bir tasamı sizlerle paylaşmazsam, cesaretsizlik ve samimiyetsizlik etmiş olurum; yapılması düşünülen Haliç Köprüsü, benim gibi İstanbul aşığı tarihçiler için getirecekleri ve götürecekleri, bilhassa İstanbul'un tarihine, tarihi dokusuna verebileceği zarar açısından yeniden hesaplanması gereken bir husus olduğu kanaatindeyim'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından sahiplerine verildi.

Törende, Prof. Dr. Cemal Kafadar, Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi ve ressam Prof. Dr. Ergin İnan ile İstanbul Modern Sanat Müzesi adına Oya Eczacıbaşı ödül aldı. Sunuş konuşmasının ardından Ankara Nefesli Sazlar Beşlisi tarafından mini bir dinleti sunuldu.

Tanıtım filminin ardından konuşma yapan Prof. Dr. Kafadar, çoğu gurbette geçen uzun yıllar boyunca tarihini, kültürünü, dilini vatan etmeyi öğrendiğini, vatanını zihninde taşıdığını ifade etti. Bu ödüle değer bulunmanın önemli sorumluluklar da getirdiğini anlatan Kafadar, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık 90 yıl boyunca çok büyük bir gelişme ve büyümeye şahit olduğunu, son yıllarda da çok dinamik gelişmelerin yaşandığını söyledi. Kafadar, şöyle konuştu:

''Ama tarih okuyan ve tarih üzerinde düşünenler bilir ki her gelişme bedelleriyle gelir. O bedeller üzerinde düşünmek de bilim insanlarına, entelektüellere düşer, en azından onlara düşer. Bu meyanda küçük bir tasamı sizlerle paylaşmazsam, cesaretsizlik ve samimiyetsizlik etmiş olurum; yapılması düşünülen Haliç Köprüsü, benim gibi İstanbul aşığı tarihçiler için getirecekleri ve götürecekleri, bilhassa İstanbul'un tarihine, tarihi dokusuna verebileceği zarar açısından yeniden hesaplanması gereken bir husus olduğu kanaatindeyim. Bunu ifade etmek istiyorum. Tasalanabildiğim bir İstanbul'umun olduğu için, bu hassasiyetlerimi rahatça ifade edebildiğim bir Cumhuriyetin çocuğu olduğum için çok mutluyum. Benim çocukluğuma göre çeşitli hassasiyetlerin çok daha rahat ifade edilebildiği, bu hassasiyetlerin bir arada yaşama iradesinin çok daha bilinçli bir şekilde benimsenebildiği bir Türkiye'nin olduğunu görüyorum.''

 

Çok sesli bir Türkiye'yi yaratmak adına verilen böyle ödüllerden kendisine de bir pay düştüğü için mutluluk duyduğunu dile getiren Kafadar, ''Çok onur duyuyorum bugün ve şükranlarımı arz etmek istiyorum. Öncelikle cumhurumun başkanı Sayın Cumhurbaşkanıma, aynı zamanda beni bu ödüle layık gören sayın jüri üyelerine teşekkür ediyorum'' dedi. Kafadar'ın yurt dışında sürdürdüğü mesleki yaşamı boyunca kendisine emek veren ve özlemini çeken ailesine teşekkür etmesi üzerine annesi Muzaffer Kafadar ile babası Rahmi Kafadar duygulanarak bir süre gözyaşı döktü.

Törende konuşan Prof. Dr. İnan da çağdaşlık, geçmiş ve geleceğin bir arada olduklarını ifade ederek, ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. İnan, kendisini çalışmalarında destekleyen ailesine ve çalışma arkadaşlarına da teşekkür etti.

 

-''BELİRSİZLİKLERLE DOLU BİR YOLCULUK''-

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı ise kendilerine çok büyük onur veren ödülü İstanbul Modern adına almaktan mutluluk duyduğunu söyledi. İstanbul Modern'in temelinde İstanbul Kültür ve Sanat Vakfının kurucusu Nejat Eczacıbaşı'nın 1980'li İstanbul'a bir çağdaş sanat müzesi kazandırma isteğinin yattığını ifade eden Eczacıbaşı, ödülle ilgili düşüncelerini şöyle özetledi:

''İstanbul Modern, 11 Aralık 2004 tarihinde açıldığında ülkemiz, hem özel kesimin öncülüğünde kurulan ilk modern ve çağdaş sanat müzesine kavuştuğunu ve 17 yıllık düşümüz gerçekleşiyordu. Bugün İstanbul Modern, kuruluşunun 6. yılında gösterdiğimiz çabayı takdir eden, hedeflerimizi yükselten ve sorumluluğumuzu artıran bu büyük ödüle değer görülüyor. Kuruluşunda belirsizliklerle dolu bir yolculuğa çıkan İstanbul Modern'in başarısında en büyük payın kamu yönetimi, yerel yönetimler ve özel sektörün benzersiz işbirliğinin olduğunu vurgulamak istiyorum. İstanbul Modern, hükümetimizin ilgi ve desteğiyle gerçekleşti. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a İstanbul'un ilk modern, çağdaş sanat müzesine kavuşmasına olanak sağladığı için minnettarız. Müzemiz bugün ülkemizde üretilen sanatın, küresel dünyada evrensel bir anlam taşıdığını göstermek ve İstanbul'un uluslararası kimliğini, zengin birikimini yansıtmak gibi çok önemli bir misyon üstleniyor.''

Oya Eczacıbaşı, ödülü İstanbul Modern'in gelişimine ve geleceğine duyulan güvenin bir simgesi olarak algıladıklarını, yarınlara da daha büyük umutlarla baktıklarını dile getirerek, Cumhurbaşkanı Gül'e teşekkürlerini sundu.


-KÜÇÜK LEYLA'DAN SÜRPRİZ-

Daha sonra, Kafadar, İnan ve Eczacıbaşı'nın ödülleri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından sunuldu. Prof. Dr. İnan'a ödülünün sunulması sırasında 4.5 yaşındaki kızı Leyla da yanına geldi. Cumhurbaşkanı Gül de küçük Leyla'nın başını okşadı. Ödüllerin sunulmasının ardından toplu fotoğraf çektirilirken, İnan'ın kızı Leyla da fotoğraf karesinde yer aldı.

Törenin ardından, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile eşi Hayrünnisa Gül, ödül alan sanatçı ve bilim adamlarıyla bir süre sohbet etti. Halkla ilişkiler uzmanı Betül Mardin, bir süre Hayrünnisa Gül'le sohbet etti. Mardin, vedalaşırken Hayrünnisa Gül'e sarıldı. Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrünnisa Gül, Prof. Dr. Kafadar'ın ailesiyle de özel olarak ilgilendi.

Törene, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Başkanı Bülent Eczacıbaşı, bazı milletvekilleri, öğretim üyeleri, sanat kurumlarının temsilcileri, sanatçılar ve davetliler katıldı.

Henüz yorum yapılmamış.
Benzer Haberler
İKSV tarafından düzenlenen “Fransa’da Türkiye Mevsimi” vesilesiyle Paris’in en köklü sanat kurumlarından Cité Internationale des Arts’da yirmi yıllığına kiralanan “Türkiye Sanat&c
0
0
Milliyet Sanat Andy Warhol'un daha önce görülmemiş 300 adet çiziminden oluşan sergisi Louisiana Müzesi'nde ziyarete açılacak. Pop art akımının en önmli temsilcilerinden Amerikalı ressam, film
0
0
DHA Dünyaca ünlü ressam Burhan Doğançay tedavi gördüğü hastanede bu sabah hayatını kaybetti. Burhan Doğançay 84 yaşında İstanbul’da tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nd
0
0
AA Bu yıl, Türk resim sanatının müzayedelerde en yüksek değerlere ulaştığı 'altın yıl' olarak kayıtlara geçti. Osman Hamdi Bey'in 3 milyon 280 bin liraya satılan 'Vazo Yerleştiren Kız' tablosu, 'Ka
0
0
Halim Utlu Sanatçı Emin Gülören’in 15 Aralık 2012 tarihinde Eskişehir Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde “Artnüyet” başlıklı sergisinin 17 Aralık sabahı sanatçıya haber verilmeden ve hi
0
0